Vardır ya hani, hayat iyi güzel devam ediyordur da bazı detaylar değişir. Dahil olanlar olur hayatına, sonrada dahiliyetini yok edenler. Sadece insan bazında değil bu dediğim. Hareket, düşünce, tavır! Her ne olursa olsun. Alışmışsındır ya bir kavrama. İşte ondan ayrılma veya vazgeçmek veya her ne isim koyarsan koy, işte onu yapmak zor oluyor.

İnsanın yapmaktan zevk aldığı en ufak şeylerin bile çok çabuk alışkanlık haline gelebilmesi işte bu yüzden kötü birşey.

Eve geldiğinde birilerini görmek, sonra ertesi gün görmemek!

Tatlı yedikten sonra yüzün gülmesi, ama bir sonraki gün aynı yerden aynı saatte aynı koşullar altında yenilen tatlının nedendir bilinmez dünkü zevki vermemiş olması!

Her sabah kahve-sigara keyfi yapmadan evden çıkmak istemiyorken, bir sabah ya sigaranın ya kahvenin bitmiş olması veya ikisinin birden bitmiş olması!

Bu tarz olumsuz şeyler de değil her zaman vazgeçilen alışkanlıklar, olumlu şeylerde ortaya çıkabilir pekala.

Aylardır bozuk olan sifonun, bir gün tamir edileceği umuduyla günleri gecelere katmak ve birgün sifonun tamir edildiğini farketmek. ( Hala bu farkındalığı yaşamadım ama!)

Karıncalı gösteren televizyon sayesinde, Cine 5 dekoderi kıvamına gelindiği vakit,kablolunun da tamir edilip düzeltilmesi. Gibi gibi.

İnsan neye alıştığına, neyden zevk aldığına bile dikkat etmeli işte.

Her türlü uyuşturucuya, alkole hatta fuhuşa bile alışalım. Bence her türlü fiile alışılabilir. Çünkü en nihayetinde yapmazsın olur biter. Ama insana alışınca onun alışkanlığının vazgeçişi biraz zor oluyor.

Yine de değiyor ama. Arkada geçirilen güzel zamanlar, muhabbetler sohbetler kalıyor ya o bakımdan değiyor! Hani diyorsun ya bir dostun için, “İyi ki varsın!” bu cümle bile tek başına mutlu ediyor insanı.

Cihangir’den sevgiler.

Oturan Göbek